22 Eylül 2007 Cumartesi

"Karın Yaktığı Yürek"


     


      "Karın Yaktığı Yürek" birçok çevrenin "Söke'nin sesi" olarak nitelediği şair Güler'in "Yaz Güneşi / Bengisu-Şiirler" [1] adlı kitabının 82. sayfasında yer alıyor. Daha birkaç benzeriyle birlikte bu şiir, Güler'in şiir dünyasında farklı köşe taşlarının da olduğunu gösteren örneklerden biridir.
      Okuyalım:

      KARIN YAKTIĞI YÜREK

      Gece ayazında bir dişi yılan
      Kan soluyor kedi
      Zehir zemberek
      Ak topuklu kısrak
      Bitmeyen kilometrelerde
      Soluk soluğa
      Yayan yapıldak.

      Ve Harran Ovası'nda
      Bir başka küheylan
      Çöllerde, Ceylanpınar'da
      Bir yaralı ceylan
      Karın yaktığı yürek
      Gece ayazında bir dişi yılan

      A. GÜLER

      Şiirde çok kareli ya da bakana ve bakılana göre değişen bir resim var. Resmin çizgilerini ve renklerini doğru yorumlayabilirseniz; rakipler veya rakibeler arasındaki "kavga"yı seçebilirsiniz. Şair resminin karanlık noktalarını önadlar (sıfatlar) kullanarak aydınlatıyor; ak topuklu (kısrak), yaralı (ceylan) gibi. Böyle yapmakla şair Güler, şiirin manasını kanatlandırıyor. Gizli bir kavga, rekabetten yola çıkan şair; gecenin ayazında dişi bir yılanın zehir zemberek kan soluyan bir kediyle karşı karşıya olduğunu, ötede zehir zemberek (yerinde duramayan) bir kısrağın, soluk soluğa sonsuz kilometrelerce koşmasını anlatıyor. Bence zehir zemberek hem kediye, hem de ak topuklu kısrağa ait bir kurmaca. Her şeyin bittiğini sandığınız bir anda; dişi yılanla kediden atik olanı, ötekini yenecek, bitmeyen kilometrelerle yarışan kısrak da ya çatlayarak, ya da finiş çizgisini aşarak şampiyonluğa ulaşacaktır.
      Görüyorsunuz; şiirin ikinci kısmında, "Harran Ovası" var. Bu tamlama bana "Harran'da Atatürk Çiçeği, Şiirler-1986" adlı kitabını hatırlattı. İşte bu ovada, "bir başka küheylan" daha var. O, bir yaralı ceylandır; kâh çöllerde, kâh Ceylanpınar'da, karın yaktığı yüreğiyle, gecenin ayazında bir dişi yılan gibi dolanıyor. Ayaz, yılan için zorluk demektir. Seven insan da (yaralı ceylan), aslında dört yanından, zorlukla kuşatılmamış mıdır?

      Kalemine bereket, şair! Görüyorum, yazdıkça açılıyor, giderek de okuyucunu aydınlatıyorsun. Bu nokta önemli, bu nokta öne çıkmalı. Öncü çıkışlarıyla Sökeli birçok sanatkâra örnek olan Abdülkadir Güler'i kutluyorum.
      On beş eserin altına imza atmak kolay mı, sanıyorsunuz? [2]

      Oyhan Hasan BILDIRKİ

      [1] Yaz Güneşi / Bengisu-Şiirler
      Abdülkadir Güler
      114 Sayfa-Nisan 2004
      Cumhuriyet Ofset Söke 
      [2] Söke Ekspres Gazetesi, 
      Yıl: 42 Sayı: 12687
      29 Temmuz 2004 Perşembe


Hiç yorum yok: